fbpx

2021 yılında belki de en çok konuşulan konulardan biri de “2. el otomobil piyasası” olmuş olabilir. Fiyatların düşmesi beklenirken bir anda yükselmesi ve hatta hiç aşağıya inmemesi…  “Yahu ben felsefe içeriği okumaya geldim yanlış yerde miyim?” diye mi yoksa “Bu yazarın kafası mı karıştı acaba? Felsefe yazacakken ekonomiye girizgah yaptı.” diye mi düşündünüz? Gözümün önüne o eski sokak röportajı geldi: Bir amcaya soruyorlar otomobil piyasasındaki artışı nasıl değerlendiriyorsunuz diye o da “Artiz mi? Artiz ne arar la bazarda?” diye cevap veriyordu. 2. el otomobil piyasasında felsefe mi? (gözlerini kocaman açmış bir emoji bırakıyorum buraya)

O zaman ilk sorularımızla başladık 😊 Ne alaka felsefe ve 2. el otomobil piyasası? İzninizle devam ediyorum. Bir gün Ekşi Sözlük’te bu başlığa denk geldim. Merak edip açtım baktım ve bir yazarın şöyle bir ifadesine rastladım: “Arkadaşın ablasına 2. el araba bakıyorlardı ben de ‘Bekleyin ÖTV inecek.’ dedim. Beklediler. ÖTV inmedi, araba piyasası da arttı ve araba alamadılar…” biraz özetledim mesajını. Bu mesajı okuyunca şunu düşündüm: “Şimdi bu kişinin gerçekleştirmiş olduğu yorum eylemini iyilik açısından nasıl değerlendirirsiniz?”

İşte bu iyilik sorgulaması felsefenin tam içinden bir ahlaki problem. Bu arada siz ne düşünürsünüz? Cidden bu yazarın gerçekleştirdiği eylem iyi mi? Üzerine mübalağasız 1 saat sohbet edebiliriz. 😊

Hayatımızın bu kadar içinde olan felsefenin neden bu kadar uzağındayız? Lisede gördüğümüz, kavramlarını tam anlamlandıramadığımız filozofların tarihini okuyup içselleştiremediğimiz için mi? Yoksa birilerinin “Çok düşünme kafayı yersin.” cümlelerinin etkisi mi? Yoksa felsefeyi sadece filozofların yaptığını sanmamızdan mı? Neden olmasın! Hayatın içinde daha bunun gibi sayıca yüzleri aşan sorularla devam ederken felsefe yaptığımızın ne kadar farkındayız? Nedir bu farkındalıktan dem vurduğumuz felsefe?

Hangi kaynağı açarsanız açın karşılaşacağınız şey şu:
Bilgi/bilgelik sevgisi.

Çünkü philie ve sophia kelimelerinden gelmiş. Sophia bilgi, philie de sevgi anlamına gelmektedir. Buradan geliyor anlamı.

Felsefe bilgiye ulaşma çabası, o bilgeliğe ulaşma arzusuyken o zaman size yeni bir soruyla geliyorum: “Bilginin bir sınırı var mı?”. Çoğunuzun “Hayır.” cevabı verdiğinizi düşünmekteyim. Buradan şunu çıkarabiliriz: Bu durumda bilginin de bir sınırı yoksa felsefenin de bir sınırı ve sonu yok.

Neden Ortaya Çıktı Felsefe?

Bu sorunun üzerine size yeni bir soruyla geliyorum: “Varsayalım ki evrende öyle bir canlı bulundu ki hiçbir bilim bu türe açıklama getiremedi. Yeni ve son derece değişik olan bu canlı türünün bilgisine ait yorumunuz ne olurdu?” Belki de “Allah’ın hikmeti”…

İşte felsefe de böyle başladı. Çünkü o eski insanlar tüm diğer insanlar gibi içinde yaşadıkları evreni anlamaya ve anlamlandırmaya çalıştılar. O dönemde onlar bu anlamlandırma çabalarını mitoloji üzerinden gerçekleştiriyorlardı. Ama içlerinden biri mitolojinin içindeki çelişkileri fark etti. Mitolojiyi sorgulamaya başladı. Artık evreni kendi aklıyla anlamaya ve anlamlandırmaya çalıştı: -Miletli Thales- ile beraber felsefe başladı. İlk filozoftur Thales. 😊

Hayatımızın aslında bu denli içinde olan felsefenin kısaca ne olduğundan, ortaya çıkışından hatta ilk filozoftan da bahsetmişken ilerleyen dönemlerde filozoflar felsefeyi nasıl tanımladılar, felsefe deyince ne olduğunu nasıl söylediler beraber bakalım mı?

Filozoflar Felsefeyi Nasıl Tanımladılar?

Burada akademik bilgiler yer alacak. 😊

  • Sokrates ‘e göre felsefe neleri bilmediğini bilme
  • Platon’a göre gerçekliğin hakiki doğasını kavrama
  • Aristoteles’e göre ilk nedenler ile ilkelerin araştırılması
  • Anselmus’a göre felsefe, inanılanı anlamaya çalışma
  • Abaelardus’a göre, inanılanın inanılmaya değer olup olmadığını araştırma
  • Descartes’a göre felsefe, bilgelik yolunda yürüme, doğruluk bilgisinin ilk nedenlerine ulaşmak üzere çalışma
  • Hobbes’a göre felsefe, etkileri ya da fenomenleri nedenlerden çıkarıp bilmedir ve nedenleri de gözlenen etkilerden doğru sonuç çıkarmaların yardımıyla öğrenme
  • Spinoza’ya göre felsefe, genelleştirilmiş bir matematik
  • Hegel’e göre felsefe, objelerin düşünce ile görülmesi
  • Jaspers’e göre felsefe, yolda olmaktır.
(Emel KOC /Journal of the Institute of Social Sciences 3- 2009, 221-231 223)

Kant’a göre ise felsefe kendisini akla dayanan nedenlerle meşru kılmak veya haklı çıkarmak iddiasında bir zihinsel etkinlik biçimidir.

Küçük bir kısmını gördüğümüz filozofların felsefeyle ilgili tanımlarına genel olarak baktığımızda hepsinin ortak bir tanımının olmadığını, hepsinin kendine ait tanımlarının olduğunu görüyoruz. O hâlde buradan size felsefenin bir başka özelliği ile ilgili de bir bilgi vereyim: Felsefe özneldir. Yani bizler aslında felsefe yaparken birden çok doğruyla karşılaşabiliyoruz.

Genel çerçevede tanımları incelediğimizde de düşünme, anlama ve anlamlandırma çabası, bilginin peşindelik dikkatleri çekiyor öyle değil mi? Bunların hepsi de zihinsel bir çaba gerektirmektedir. Bütün bu zihinsel çabalar ise akıl ile gerçekleşmektedir. Felsefede düşünme eyleminden kastımız akla uygunluktur aslında. O zaman felsefe için şunu da söylemek istiyorum size: “Aklını kullanabilen herkes felsefe yapabilir.” 😊 Devam edeyim…

Son bir akademik ifadeyle;

“…. Felsefeyi doğal ve doğal olmayan her türlü varlık üzerine düşünme, bilme, tanıma, anlama, anlamlandırma, açıklama eylemi ve etkinliği olarak betimlemek gerekmektedir.”

(Hüseyin Gazi TOPDEMİR/ Türk Kütüphaneciliği, 23, 1 (2009) 119-133)

2. el otomobil piyasasıyla başlamıştık konuya 😊 (Evet belki artizin yeri yok ama felsefenin yeri var 😊) Ve ekşi sözlük yazarının yorum eylemi üzerine size bir soru sormuştum: “Şimdi bu kişinin gerçekleştirmiş olduğu yorum eylemini iyilik açısından nasıl değerlendirirsiniz?”

Eğer buna cevabınız: “Bu yazar bu eylemi iyi bir niyetle gerçekleştirdi. Bu sebeple eylemi de iyidir.” şeklindeyse Kant’ın iyilik anlayışına yakın bir görüştesiniz demektir.

Ha! Bir de! Felsefenin hep düşünme ve beraberinde aklı ön planda tuttuğunu da vurgulamışken yazımı da Kant’ın o muhteşem sözüyle bitireyim:

“Sapare Aude”
“Aklını kullanma cesareti göster.”

Kaynakça:

dergipark.org
kafkas.edu.tr
tr.wikipedia.org
Saadet Ozbudak içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Saadet Ozbudak içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]
Kitle iletişim araçlarının toplumsal bilinci şekillendirdiği aşikâr. Bu bağlamda, bir kitle iletişim aracı olan sinema da toplumsal ve kültürel yapıyla ilgili gerçekleri kullanıyor ve aynı zamanda bu yapıları yeniden şekillendiriyor. Haz ve gerçeklik arasındaki ilişkiye dayanan sinemada, görülen her objenin temsil ettiği bir duygu ya da anlam bulunuyor. Bunun yanında sinema ve toplum arasında, sinema […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.