Jamala, tam adıyla Susana Alimivna Jamaladinova; Kırım Tatar Türklerinden bir müzik sanatçısıdır. Eurovision 2016 finalinde Ukrayna’yı birinci yapmıştır. Söylediği şarkı ”1944” adında ve o yıl yaşanan bir olayı anlatıyor. Rusya’nın Kırım Tatar Türklerine uyguladığı sürgünün tarihi olan 1944’te yaşanan olaylar vicdanı olan herkesin gözlerini yaşartacaktır. Sürgün tam anlamıyla 18 Mayıs tarihinde tüm yerleşim yerlerinde başlamıştır. Toplam 193.865 vatandaş yerlerinden, hayatlarından oldular. Mayıs ayından 10 Kasım’a kadar süren bu sürgünde, Kırım Tatarlarından 10.105 kişi açlıktan ölmüştür. NKDV verilerine göre 30.000 (%20) kişi, bir buçuk yıl içinde sürgünde öldü. Kırım Tatar aktivistlerin verilerine göre ise nüfusun yaklaşık %46’sı bu zaman içerisinde hayatını kaybetti. Sürgün boyunca toplam nüfusun yaklaşık %45’i açlık, susuzluk ve hastalık nedeniyle ölmüştür. 18 Mayıs, Kırım Cumhuriyeti’nde “Sürgün Kurbanlarını Anma” günüdür. Bu tarih, 1993’te Kırım Yüksek Sovyeti’nin kararıyla belirlenmişti. 3 Mart 2015’te ise Kırım Cumhuriyeti kararıyla Kırım’ın çok uluslu halkının kaderinin ayrılmazlığı ve anı günü olarak kabul edildi.

Jamala yapılan bir röportajda ailesi için bu olayın etkisini şu şekilde dile getirmiş; “Tehcir, 18 Mayıs 1944 sabahı saat 3’te gerçekleşti. İçişleri Halk Komiserliği’nden askerler kapımıza dayandı ve ‘Eşyalarınızı toplayın!’ dedi. Sadece 15 dakika süre verdiler. Büyükannem Nazalkhan’ın 4’ü kız 1’i erkek 5 çocuğu vardı. Onları bir trenin vagonuna doldurdular ve Kırım’dan Orta Asya’ya sürdüler. Büyük annem bu trende çocuklarıyla aç, susuz bir şekilde haftalarca yolculuk yapmak zorunda kaldı. Trende en küçük kızı öldü. Ben de içimde bu hikayeyi yazmak istediğimi fark ettim.”

Acı çeken onlarca aileden biriydi yalnızca. Ve bazen insanlar seslerini duyurabilecekleri bir konumdayken bunu kullanmaları gerekir. Jamala bunu fark etmiş ve kullanmış çok saygıdeğer bir sanatçı. Şarkısı çok kez seslendirilmiş, fazlasıyla gündem olmuş. Ayrıca birincilik de getirmiştir. 1944 yılında yaşanan olaylarda birçok insan hayatını kaybetmiş, sessizce bir köşede ölmeyi beklemenin acısını geride kalanlara bırakmıştır. Jamala, şarkısının nakarat kısmında da Kırım Türkçesi ile ”Yaşlığıma toyalmadım, Men bu yerde yaşalmadım.” diyor, dilimize tam çevirisiyle ”Gençliğime doyamadım, ben bu yerde yaşayamadım.”… Şarkının en son kısmında ”Vatanıma doyamadım.” ile bitiş yapan Jamala, sanatçı olduğu alanda yaşanmış bir olayı çok güzel anlatmıştır.

Türkçe çevirisi ile şarkıyı dinlemek için:

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]

İlgini Çekebilir

Khaled Hosseini ile geçen sene “Uçurtma Avcısı” kitabını okuyarak tanışmıştım. O zamanlar o kitabı o kadar beğenmiştim ki daha iyi bir dram kitabı yazılabileceğini düşünemiyordum. Ta ki “Bin Muhteşem Güneş” kitabını okuyana kadar. Yine bir savaş hikâyesi. Kaybolan hayatlar, yaşanılmayan çocukluklar, savaşların sonucunda en ağır bedel ödeyen kadın ve çocuklar… İlk sayfasından itibaren bir an […]
Birçok şeyden nefret ederim. Özellikle kontrolümde olmadan hayatımı doğrudan etkileyen şeylerden… Doğduğumuz coğrafya bunlara örnek olarak gösterilebilir. İnsanların karakterlerini ve davranışlarını aslında gerçek olmayan şeylere dayandırmasından da nefret ediyorum. Titiz olmanız, liderlik özellikleri göstermeniz ya da uyumlu veya uyumsuz olmanızda yıldızların hiçbir etkisi yok! Biriyle anlaşıp anlaşamamanız, burcunuzun uyumlu olmasından değil. Hayat görüşlerinizin ve ilgi […]
İki gün önce, Spotify kullanmaya başladığım 6 Temmuz 2017 tarihinden bu yana en çok hangi şarkıyı dinlediğime baktım. Çıkan sonuç sürpriz değildi. Losing My Religion… 1990 yılının Eylül ve Ekim ayları arasında kaydedilen ve 1991 yılında yayınlanan Losing My Religion, R.E.M grubunun Out of Time albümünün ilk teklisidir. Albümü başarıya ulaştırmış ve grup için önemli […]
“Türkiye’de atanamayan öğretmen sayısının İzlanda’nın nüfusundan daha fazla olduğunu biliyor musunuz bayım?” Sesim biraz yüksek çıkmıştı, oysa artık mikrofona konuşmuyordum. Hatta amacımdan uzaklaşmış olacağım ki kalabalıkta da gezinmiyordu gözlerim, yalnız biriyle temas halindelerdi. “İndirin şu şarlatanı kürsüden! Ha bire böyle kendini bilmişler çıkıyor, karnınız doymuyor mu, aç mısınız bu ülkede ulan kardeşim ya!” Ne dediğini […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.