İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Politika
  3. İran vs ABD

İran vs ABD

12d41c59-fabd-4461-bc0f-6f08b8abba27
2

SON DAKİKA !!!!!!

Ortadoğu’da en çok duyulan veya Ortadoğu hakkında bir durum olduğunda en çok göze çarpan şeydir belki de. Ama ne yazık ki ne zaman bu kelime ile başlayan bir durum olsa bilin ki bir anne çocuğu için ağladı, bir baba öldü veya bir yer bombalandı, kanlar döküldü.

İran

Büyük bir uygarlığın başlangıcı ve günümüze yansıması olan devlet. Bölgenin demirbaşları arasında olan bir devlettir. Türkiye gözünde İran her zaman bilinmez olmuştur toplum nezdinde dahi öyledir. Her ne olursa olsun ikili ilişkilerimiz soğuk savaş döneminde son derece gelişmiş olsa da İran İslam Devrimi’nin ardından yerini zaman zaman hatta çoğu zaman gerginliğe bırakmıştır. İran bizim için hiçbir zaman ne tam anlamıyla müttefik ne de tam anlamıyla düşman olmuştur. Çünkü bölgedeki dengeler bunu gerektirmektedir.

Kasım Süleymani

İran’nın en ünlü generallerindendir. Hatta Erbil’de bir laf varmış: ”Buralarda iki kişi çok iyi bilinir. Birisi Polat ALEMDAR, diğeri ise Kasım Süleymani. Polat ALEMDAR gerçek değildir fakat Kasım Süleymani gerçektir.” İşte bu kişinin önemi ve konumu ancak bu şekilde anlatılabilirdi. Kasım Süleymani’nin çok da hayırsever ve Türk dostu bir insan olduğu söylenemez çünkü kendisinin sicili baya kabarıktır.

ABD

Amerika’yı pek de anlatmaya gerek olmadığını düşünüyorum. Ama günümüz Amerika’sı geçmişin Amerika’sından çok uzak durumda. Eskisi gibi 90’ların başında olduğu gibi tek bir kutup durumunda değil . Son yıllarda ise durumlar pek istediği şekilde gitmemeye başladı. Esad’ı indiremeyen, Arap dünyasında karşısında sürekli Rusya’yı bulan, dünya ekonomisinde karşısında Çin’i bulan ve bu gidişatın değişmesini isteyen bir ABD var günümüzde. Git gide köşeye sıkışan bir aslandan bahsediyoruz . Yaşlanan ve güç kaybeden bir kediden. Bu saldırganlığın temelinde bunlar vardır. Ambargo üstüne ambargo, kriz üstüne kriz üreten bir sistem ve bunu yönetmeye çalışan bir ABD var.

TÜRKİYE

Peki biz ne yapmalıyız. Asıl sorulması gereken konu bu. Yüzyıllardır sınırımızda olan komşumuzun yanında mı ? Yoksa on yıllardır müttefik dediğimiz Amerika’nın yanında mı ? Yoksa tarafsız mı kalmalıyız? Bölgemizdeki gerginlik ve savaş ortamı ne kadar az olursa o kadar çok kazanırız. Bu yüzden savaştan değil barıştan yana olanın arkasında durmalıyız. Kandan ve güçten beslenenden değil. Barış için savaşandan yana olmalıyız. Diyeceksiniz ki ikisi de birbirinden beter bu ne lahana bu ne perhiz . İşte o zaman tarafsız kalmalıyız.

Yorum Yap

Yorum Yap